Açık Köklü Hanne Fuyu Trabzon Hurması Fidanı 1 Yaşlı

20,00 TL

KARGO ÜCRETİ ALICIYA AİTTİR.

 

Bilimsel adındaki (Diospyros Kaki)  Diospyros sözcüğü “Tanrı’nın Yiyeceği” anlamına gelen, tadı ham iken buruk olup olgunlaşınca tatlanan “trabzon hurması” adlı meyvesini veren Trabzon hurması ağacı, Abanozgiller’dendir. Anayurdu Japonya ile Çin olan, ama Akdeniz havzası ile Türkiye’de çok iyi gelişen ve kışın yapraklarını döken bu ağaç, 12 m’ye kadar boylanabilir.

Bu Ürün için Kargo ücreti alıcıya aittir

Gri renkli gövdesinin kabuğu levhalar halinde çatlak çatlaktır. Açık yeşil renkli sürgünleri, yaşlandıkça griye dönüşerek ağacın dallarını oluşturur. Gene açık yeşil renkli, tüylü, kalın, kısa saplı, kenarları düz, ucu sapa doğru çekik, yeşil renkli damarları belirgin yaprakları, dallara iki sıra halinde almaşık dizili ve 6-15 cm. uzunluktadır.

Bir süs bitkisi kadar güzel olan bu ağacın çiçekleri sarımsı beyaz renkte olup döllendikten 140-160 gün sonra, sonbahar mevsiminde olgunlaşır. Ufak bir portakal büyüklüğünde turuncu renkli, düzgün yüzeyli meyve haline gelir. İyice tatlandığında taze meyve olarak yendiği gibi, dondurularak ya da kurutularak, tatlıları ve reçeli yapılarak da tüketilir.

Trabzon Hurması aslında daha çok, Kocayemiş, Kara hurma, Cennet hurması, Cennet Elması, Japon Elması adlarıyla bilinir. Yöresel adı Uruk hurmasıdır.

Cennet Hurmasının zamanı geçmeden…

Sert ve olgulaşmamış haliyle yenirse ağızda mavru bir burukluk bırakır ve yutmayı zorlaştırdığından olgunlaşmayan meyveleri yememek gerekir. Ama olgunlaşmış haline doyum olmaz. Bal kıvamında, kendine özgü tadı, kokusu vardır. Sevenlerince müptelalık yapar, mevsimi pek uzun değildir. Soğuk iklime dayanıklıdır fakat nedense deniz kenarlarını pek sever. Genellikle kıyıların yüksekçe yerlerinde yetişmektedir.

Meyveler 21°C'de 2-3 hafta muhafaza edilebilir. Buruk meyvelerin yumuşatılması için elma, armut ile birlikte plastik torbada 3-4 gün bekletilmesi yeterlidir.

Bol miktarda protein, karbonhidratlar, selüloz, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, tanen, potasyum, mağnezyum, A, B1, B2, B3, C vitaminleri bulunur.

Yüksek düzeyde içerdiği askorbik asit ve fenolik bileşikler, bu meyveye yüksek düzeyde antioksidan özellik sağlamaktadır. Buruk tadı, içerdiği yüksek miktardaki fenolik bileşiklerden gelmektedir.

100 gr taze trabzon hurmasının içerdiği besin değerleri şöyle sıralanabilir: 77 kalori: 19,7 gr karbonhidrat: 0 kolesterol; 0,4 gr yağ; 1.69 gr lif: 26 mgr fosfor; 6 mgr kalsiyum; 0,3 mgr demir; 6 mgr sodyum; 174 mgr potasyum: 8 mgr magnezyum; 2.710 IU A vitamini: 0,03 mgr B1 vitamini; 0,02 mgr B2 vitamini; 0,1 mgr B3 vitamini: 66 mgr C vitamini.

Anavatanı Uzakdoğu olan Trabzon hurmasının, birçok yabancı menşeli meyve türleri gibi Türkiye'de başarıyla yetiştirilmektedir. Bu meyvenin Trabzon hurması olarak bilinmesinin sebebi, ilk önce Artvin yöresinde görülmüş olmasıdır. Yıllar önce Artvin'in Trabzon'a bağlı bir bucak olması dolayısıyla, bu meyve Trabzon hurması ismiyle tanınır.  

''Cennet hurması'' olarak da bilinen Trabzon hurması, Türkiye'de Kuzey Anadolu, en fazla Akdeniz Bölgesi'nde Hatay ve Antalya civarlarında yetiştirilmektedir.

Trabzon Hurması Vitamin Zengini 

Birçok vitamin türünü içeren Trabzon hurmasının sağlık açısından önemli bir meyve olduğu belirtilmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Fen- Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asım Kadıoğlu; Trabzon hurmasının (Diospyros Kaki) dünyada iyi bilinen, üzerinde çok araştırma yapılan bir bitki türü olduğunu belirtmiştir.

Trabzon hurmasının meyvelerinin olgunlaşmadan yenilememesi, olgunlaştığında ise yumuşaması ve muhafaza ömrünün azalmasının tüketim ve pazarlanmasındaki en önemli sorunlar olduğunu ifade eden Kadıoğlu: “Trabzon hurması olarak bilinen bu meyve türünün üretimi, özellikle İsrail’de çok yaygınlaşmıştır. Bu meyve, birçok vitamin türünü içermesi nedeniyle sağlık açısından önemli bir bitkidir.” demiştir. 

Trabzon hurmasının özellikle A vitamini ve karbonhidratlarca zengin olduğuna dikkati çeken Kadıoğlu, şöyle devam etmiştir:  

“Bu meyvenin 100 gramında 14-20 gram arasında vitamin bulunmaktadır. Yine 100 gramda 0.7 gram protein ve 0.4 gram yağ da içermektedir. 100 gramda 20-25 miligram arasında C vitamini ile riboflavin, niasin ve tiamin gibi bazı B vitamini çeşitleri de bulunmaktadır. Ayrıca mineral madde içeriği bakımından zengin olduğu, özellikle potasyum, kalsiyum ve fosforu en yüksek oranlarda ihtiva ettiği, yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştur.” 

Kadıoğlu, Trabzon hurmasının birçok hastalığa da faydalı olduğunu vurgulayarak, şunları söylemiştir: 

“Yapılan tıbbi araştırmalarda özellikle kalp-damar, sindirim sistemi hastalıklarına iyi geldiği, bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği, sindirim sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılabileceği belirlenmiştir.” 

Ayrıca zayıflama, 100 gramda 0.3 miligram demir ihtiva etmesi nedeniyle kansızlığın, A, B, C vitaminlerini ihtiva ettiğinden dolayı da vitamin eksikliğinin tedavisinde kullanılabilmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda, kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürücü özelliğinin olduğu da tespit edilmiştir. Cennet hurmasının dış kabuğunun soyulduktan sonra yumuşatılarak yenmesi gastritin giderilmesinde çok yararlıdır.

Cennet meyvası bağırsak florası için mükemmel bir meyvedir.

Bağırsak florasında bulunan yararlı ve zararlı bakterileri dengeler. Kabızlık şikayetine karşı da mükemmel bir çözüm olur.

Özellikle on iki parmak bağırsağı şikayetleri için mükemmel bir yardımcı ve destekleyicidir. 

Soğuk havalarda vücut ısısını korumak için Trabzon hurması tüketilmesini önerilmektedir:

Trabzon hurması protein, yağ ve karbonhidrat (şeker) yönünden oldukça yüksek oranlara sahiptir. Eğer biz günlük olarak belli oranlarda protein, yağ ve şekeri bol olan ürünler tüketmezsek vücut ısımız düşer. Vücut ısısı düşünce de üşümeye başlarız. Bu yüzden özellikle kış aylarında üşümemek için Trabzon hurmasını önerilmektedir. Vücut ısısının dengede kalması için özellikle kış aylarında ortalama 80 kiloluk bir kişinin 80 gram protein, 80 gram yağ ve 384 gram karbonhidrat tüketmesi gerekir. Bu şartlarda vücut gerekli kaloriyi yakacak ve böylelikle vücut ısısı düşmeyecektir. Bu oranlara sahip olan meyvelerin başında ise Trabzon hurması gelmektedir.

Meyvenin Faydaları 

Çocukluğumuzda domates sanıp saldırdığımız, kekremsi tadını alınca yüzümüzü buruşturduğumuz Trabzon hurmasının şimdi tam mevsimi. Olgunlaşınca tadından yenmeyen meyvenin farkı, sadece görüntüsü ve lezzeti değil. Kanserden diş sağlığına, cilt güzelliğinden metabolizmayı dengelemeye kadar vücuda sayısız yararı var ve birçok hastalığın doğal şifa kaynağıdır.

* A vitamini ve karbonhidratlarca çok zengindir. Kalp-damar ve sindirim sistemi hastalıklarına iyi gelir.

* Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Sindirim sistemi hastalıklarına iyi gelmektedir.

* Kolesterolü ve yüksek tansiyonu düşürücü özelliği vardır.

* Kansızlıkta ve A, B, C vitaminlerini ihtiva ettiğinden dolayı da vitamin eksikliğinin tedavisinde kullanılır.

* Trabzon hurması devamlı yenildiğinde ishal gidericidir.

* İştah açar, iştahsızlık, gastrit ve mide ile ilgili hastalıklarda fayda sağlar.

* Bağırsak iltihaplarının tedavisinde fayda sağlar.

* Trabzon hurmasının yaprakları kaynatılarak saç ve yüz yıkanırsa cilt ve saç güzelleşmektedir.

* Antioksidanlardan zengin olması sebebiyle kanserden korunmak için önemli bir yeri vardır.

* Safranın hararetini teskin eder.

* Genel olarak Trabzon hurması zayıflığın giderilmesine, kansızlığa, vitamin eksikliğine iyi gelmektedir.

* Bu meyve yenmeye devam edilirse ishali kesmekte, iştahı açmakta, mideyi kuvvetlendirmekte, bağırsak iltihabını iyileştirmektedir.

 * Trabzon hurmasının yaprakları kaynatılıp sık sık saçlar yıkanırsa saçlara iyi gelir ve sık sık yüzler yıkanırsa cildi güzelleştirmektedir.

* Tanen yönünden de zengin olduğundan, damar büzücüdür. Bu niteliğiyle diyarenin iyileştirilmesinde etkili olur. Söz konusu etkisinden yararlanılması için bolca yenmesi tavsiye olunmaktadır.

* Zengin beta karoten ve A vitamini içeriği ile cilt başta olmak üzere dokuların bakım ve onarımı, yeni hücrelerin oluşumu ve gelişmesi için önemlidir.

* Bağışıklık sistemi için önemli olan C vitamini, metabolizmayı destekleyen, büyüme ve gelişmede rol alan, sinir ve sindirim sistemlerinin çalışmasını sağlayan B vitaminleri, az miktarda bulunsa da anemiyi (kansızlık) önleyen demir, hayati önemi olan kas kasılması ve sinir akımında görevli potasyum, diş-kemik sağlığında etkili kalsiyum ve fosfor içeriği ile yeterli ve dengeli beslenmeyi desteklemektedir.

* Trabzon hurmasının yaprakları kaynatılıp saç ve yüz yıkanırsa cilt ve saçları güzelleştirmektedir.

* Yaprakları ise kaynatılarak elde edilecek su temizlik işlerinde kullanılırsa, deterjan gibi temiz yüzeyler ve eşyalar elde edilmektedir.

* İştah açıcı özelliği olan Trabzon hurmasının, ağacının kabuğunun da sıkıştırıcı etkisinden ötürü kanamayı durdurmakta kullanıldığı bilinmektedir.

* İyice olgunlaşmış meyve çiğ yendiğinde bağırsak gevşeticisi olarak ve hemoroid tedavisi için kullanılırken pişirilerek tüketildiğinde ishale iyi gelmektedir.

* Kurutulmuş olgun meyve solunum yolları şikayetlerinde, toz haline getirildiğinde ise kuru öksürük tedavisinde kullanılmaktadır.

* Ham meyvenin suyu ise hipertansiyon tedavisinde yararlı olmaktadır.

* Yeşil olarak toplanıp yapraklarla birlikte saklanarak olgunlaştırılan meyveler çok tatlı olduğu gibi ateşi düşürmekte ve bunun yanı sıra alkol bağımlılığı ve özellikle yumuşak doku iltihaplarının tedavisinde kullanılmaktadır.

* Dilimlenerek gündüz güneşe gece ise çiğe maruz bırakılan meyvenin yukarıdaki tedavilerin yanı sıra parazit düşürücü olarak da işe yaradığı belirtilmektedir.

* Çiçeğinin sapı ve çiçek zarfı öksürük ve hıçkırığı geçirmekte kullanılmaktadır.

* Japonya’da hurma suyu balıkçı ağlarını küflenmekten korumakta ve daha kaygan hale getirmekte kullanılmaktadır.

 

Toprak istekleri

Elma, genellikle değişik toprak şartlarında yetişebilir ise de bu durumun önemli istisnaları vardır.

-          Ağır killi topraklar

-          Aşırı kireçli, taşlı ve çakıllı alanlar

-          Taban suyu yüksek olan alanlar, elma yetiştiriciliğine uygun değildir.

Yeni bir alanda elma bahçesi kurulması için civar bahçelerin durumları ve konumları önemli birer kriterdir.

Genellikle tınlı, tınlı-kumlu ve hatta killi-tınlı toprak karakterleri tüm elma çeşitlerinin yetiştiriciliğine uygundur.

Bu genel tanıma rağmen, bahçe kurulacak alanda uygun toprak karakterlerinin en büyük sorunu tabansuyu problemi olabilir. Bu nedenle gözönüne alınacak en önemli konu bu sorun olmalı ve kış aylarının en yoğun olduğu şartlarda bile taban suyu, toprak yüzeyinin asgari 1,25 m derinliğinde olmalıdır.

Bu şartlara uymayan topraklarda yeterli drenaj tedbirleri alınmadan bahçe tesis edilmemelidir.

Killi karakterin hakim olduğu topraklarda su geçirgenliği yetersiz olduğu için bahçe kurmak tavsiye edilmez. Aksi taktirde kök ve saçak hastalıkları yanında oksijen yetersizliğinden kaynaklanan gelişme sorunları ortaya çıkar ve diktiğiniz fidanın bir türlü büyümediğini görürsünüz.

İklim istekleri:

Yeni kurulacak bir elma bahçesinin yakın civarında yıllardan beri başarı ile yetiştirilmekte olan elma bahçeleri mevcut ise iklim riskleri yönünden bir telaşa gerek yoktur. Bunun aksi durumu ise ciddi bir ihtardır.

Elma, tipik bir serin iklim bitkisidir. Kış aylarında -30 C ye kadar dayanabilen bir gövde ve -20 C dereceye kadar dayanabilen incedal yapısına sahiptir. Bu nedenle yurdumuzun birçok iklim bölgesinde kış şartları elma ağacı için ölümcül değildir.

Kaliteli elma üretimi için, deniz seviyesinin 800-1200 metrelik yüksekliğinde olan alanlar elma yetiştiriciliği için idealdir.

Elma devamlı rüzgar alan alanlardan hoşlanmaz.

Sulama:

Elma bahçelerinde sulamaya başlama, öneml i bir kriter teşkil eder. Kış ve erken ilkbahar yağışlarının durumuna göre, ilk sulamaya başlamak için bir toprak etüdünün yapılması mutlaka gereklidir. Bunun en pratik metodu; Bahçe alanının muhtelif noktalarında toprağın 20-25 cm derinliğinden çıkarılacak toprak örneklerinin incelenmesidir. Bu toprak örneklerinin her birisi avuç içine alınarak sıkılmalı ve yuvarlanmaya çalışılmalıdır. Avuç içinde sıkılan toprak su çıkarıyor veya avuç içinde çamur izi bırakıyor ise sulama kesinlikle ertelenmelidir. Şayet avuç içine alınan toprağın yukarıda tarif edilen karakterlerini kaybettiği ve sıkılan toprağın yarıldığı görülür ise sulamaya geçilmelidir.

Bu kural, ilk sulamaya başlamak için geçerli olduğu kadar devam edecek müteakip sulamalar içinde geçerlidir. Özellikle yeni kurulmuş bahçelerde bu inceleme ve kayıtlar o bahçenin gelecek yıllar içindeki sulama aralıkları ve tarihleri konusunda da yararlı bir bilgi kaynağı oluşturur. 

Açık Köklü Fidan Bakımı ve  Sulama Uygulamaları

Sulama, gübreleme gibi diğer tarımsal uygulamaların etkinliğini artıran ve günümüz iklim koşullarında zorunlu olan bir uygulamadır. Yapılan sulama uygulaması kadar bir sulamada verilmesi gerekli olan su miktarı ve sulama zamanının iyi belirlenmemesi durumunda sulamadan beklenen faydanın elde edilmesi mümkün değildir. Meyve yetiştiriciliğinde kontrollü su uygulanması meyve verim ve kalitesine büyük ölçüde etki eder. Sulama yapılırken suyun ağacın kök boğazında birikmemesine özen gösterilmelidir. Bu şekildeki su birikimleri mantari ve çürükçül etmenlerin faaliyetlerini hızlandırır ve bitkiler hasta olabilir.

Kontrollü su uygulamaları geliştirilen modern sulama yöntemleri ile mümkündür. Bu yöntemlerin başında damla ve mini yağmurlama sulama yöntemleri gelmektedir. Damla sulama yönteminde her ağaç sırasına yerleştirilen ve lateral adı verilen, üzerinde damlatıcıların yer aldığı borularla sulama yapılamaktadır. Mini yağmurlama sulama yönteminde de damla sulama yöntemine benzer biçimde ağaç sırasına yerleştirilen lateral borular üzerine konulan her ağaç için bir yada iki ağaç için bir adet mini yağmurlama başlığı ile sulama yapılabilmektedir.

Bodur-Yarıbodur meyve yetiştiriciliğinde değinilen yöntemlerden her ikisi de kullanılabilir. Ancak yöntem seçiminde bitkinin sıra üzerindeki aralığı, su kaynağının debisi, içindeki çözünmüş ya da askıdaki maddelerin miktarı ve toprağın bünyesi(hafif toprak,ağır toprak) etkilidir. Unutulmaması gereken en önemli koşul ağacın gölgelediği alanın yani kök bölgesinin tamamına yakının ıslatılmasıdır. Ayrıca yapılan araştırmalara göre özellikle çiçek döneminde sulama yapılmaması ve meyve bağlamanın ardından bitkide hiç su stresi yaratılmaması önerilmektedir. Meyve bağlamanın ardından oluşacak su stresi sonucunda meyve kalitesi büyük ölçüde azalır. Ancak meyvede istenen tat ve aromanın korunması amacıyla hasada yakın zamanda sulamalara hava koşulları ve toprağın yapısına bağlı olarak ara verilebilir.

FİDAN DİKİMİNDE DİKKAT EDİLECEK KONULAR.

  1. Çıplak köklü alınan fidanların kök bölgesi dikimden önce 10 saat su içerisinde bekletilmesi tavsiye edilir.
  2. Fidanlar hemen dikilemeyecekse kökler hava almayacak şekilde kum havuzu içerisinde nemli ortamda dikim zamanına kadar bekletilebilir.
  3.  
  4. Dikim esnasında kökler hava almasın diye toprak çok sıkıştırılır bu yanlıştır. 80 kg ortalama ağırlığa sahip birisi hafifçe kök bölgesini ayakla sıkıştırmalı, ardından 10 litre can suyu vermelidir.
  5. Fidanlarda aşı bölgesi toprak altında kalmayacak şekilde dikim yapılmalıdır.
  6. Aşağıdaki gübre uygulamaları yeni dikilen fidanlarda birinci yıl ve ikinci yıl uygulanacaktır.
  7. Aşağıda yazılı gübre miktarları mayıs- haziran – ağustos ayları içerisinde birer  defa uygulanacaktır.
  8. Uygulama fidanın kök boğazının 50 cm çapına yapılacaktır.
  9. Gübre uygulamasından sonra fidanların kök çevreleri çapa ile çapalanacak toprak karıştırılacaktır.
  10. Her uygulama sonrasında mutlaka iki vefa 3 gün arayla  sadece sulama yapılacaktır.
  11. Bu uygulama toprağa dikilen fidanlarda yapılacaktır.
  12. Toprak yapısına göre değişmekle beraber fidanlarda sulama, Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında haftada en az iki defa 10 lt olarak yapılmalıdır. (Bu durum toprak yapısına göre değişiklik gösterebilir)
  13. Saksı içerisindeki fidanlara uygulanmayacaktır.
  14. Cim alan içerisine dikilen fidanlarda çim bitkisinin su ihtiyacı fidanın su ihtiyacından çok fazladır ve fidana zarar verebilir. Bu nedenle fidanın 80 cm çapında çim ekili olmamalıdır
  15. Toprak daima otsuz olmalıdır. Fidan çevresi çapalanarak havalandırılmalıdır.